|
Tweet |
Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Özeren: Toplumsal güven yeniden güçlendirilmeli
Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Av. Abdullah Özeren, Türkiye’de giderek daha fazla tartışılan toplumsal güven meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Birbirimize neden güvenmiyoruz?” başlığı üzerinden yapılan değerlendirmede, toplumsal güvenin yalnızca bireyler arasındaki ilişkileri değil; aileden mahalle hayatına, ekonomik ilişkilerden sosyal dayanışmaya kadar toplumun tamamını etkilediğine dikkat çekildi.
Pew Research Center’ın 2025 yılında 25 ülkede gerçekleştirdiği araştırmaya göre Türkiye’de “çoğu insana güvenilebilir” diyenlerin oranı yüzde 14 seviyesinde kaldı. Araştırmada Türkiye, bu ölçümün yapıldığı ülkeler arasında sosyal güvenin en düşük olduğu ülke olarak yer aldı.
Özeren’in değerlendirmesinde, güven duygusunun zayıflamasının insanların birbirleriyle kurduğu ilişkileri de doğrudan etkilediği vurgulandı. İnsanların tanımadıkları kişilere karşı daha temkinli hale gelmesiyle birlikte aile, akraba, hemşehri ve yakın çevre ilişkilerinin daha belirleyici hale gelebildiği ifade edildi.
Toplumsal güvenin zayıflamasının ekonomik ve sosyal hayat açısından da sonuçları bulunduğuna dikkat çekilen değerlendirmede, esnaf-müşteri, çalışan-işveren ve komşuluk ilişkilerinin sağlıklı şekilde yürüyebilmesi için karşılıklı güvenin önemli olduğu belirtildi. Güvenin azalmasıyla birlikte insanların birbirleriyle kurduğu ilişkilerde daha fazla tedbir ve teminat ihtiyacının ortaya çıkabileceği, kişisel bağlantıların objektif kuralların önüne geçmesinin ise toplumsal güveni daha da zayıflatabileceği ifade edildi.
Güven eğitim ve gelir düzeyiyle de ilişkilendiriliyor
Toplumsal güven araştırmalarında eğitim ve gelir düzeyi ile güven arasında da bağlantı bulunduğu belirtiliyor. Pew Research Center’ın 2025 araştırması, birçok ülkede daha yüksek eğitim düzeyine sahip kişilerin daha yüksek sosyal güven bildirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmada gelir düzeyi ile güven arasında da benzer bir ilişki görüldü.
Bu veriler üzerinden yapılan değerlendirmede, eğitim, ekonomik şartlar, gelecek kaygısı ve sosyal adalet gibi başlıkların toplumsal güven açısından birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.
Komşuluk ilişkileri güveni güçlendiriyor
Toplumsal güvenin yeniden oluşturulmasında komşuluk ilişkilerinin önemine de dikkat çekildi. İnsanların birbirleriyle daha fazla iletişim kurmasının, birbirlerini tanımasının ve ortak yaşam alanlarını paylaşmasının güven duygusunu güçlendiren unsurlar arasında olduğu ifade edildi.
Mahallenin yalnızca insanların yaşadığı fiziksel bir alan olmadığı, aynı zamanda insanların birbirlerinin ihtiyaçlarından haberdar olduğu, çocukların ve yaşlıların gözetildiği, dayanışmanın yaşatıldığı sosyal bir çevre olması gerektiği belirtildi.
Özellikle gençlerin mahalle ve komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik sosyal, kültürel ve gönüllülük faaliyetlerinin artırılması gerektiği ifade edildi.
“Güvenin temeli ahlak ve adalet”
Saadet Partisi Denizli İl Başkanı Av. Abdullah Özeren, toplumsal güven meselesinin yalnızca bireysel ilişkiler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, adalet ve liyakat vurgusu yaptı.
Özeren’in değerlendirmesinde, vatandaşların hakkının korunacağına, emeğinin karşılığını alacağına, kuralların herkes için eşit uygulanacağına ve liyakatin esas alınacağına inanmasının toplumsal güven açısından önemli olduğu ifade edildi.
Saadet Partisi’nin “Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışına da değinilen değerlendirmede, ahlakın adaletle birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. İnsanların birbirlerinin hakkına riayet ettiği, emanete sahip çıktığı, verdiği sözün arkasında durduğu ve kamu kaynaklarının korunmasına önem verdiği bir toplumsal anlayışın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Toplumsal güven için çözüm önerileri
Değerlendirmede toplumsal güvenin güçlendirilmesi için adalet ve hukuk sistemine duyulan güvenin artırılması, kamu ve çalışma hayatında liyakat ilkesinin esas alınması, sosyal adaletin güçlendirilmesi ve mahalle kültürünün yeniden canlandırılması gerektiği ifade edildi.
Bunun yanında insanların bir araya gelebileceği park, meydan, kültür merkezi ve spor alanlarının artırılması, komşuluk ilişkilerini destekleyecek sosyal faaliyetlerin yaygınlaştırılması ve gençlerin gönüllülük çalışmalarına daha fazla katılım göstermesinin sağlanması önerildi.
Aile içi iletişimin ve kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesinin de toplumsal güven açısından önemli olduğu belirtilirken, eğitimde dürüstlük, adalet, sorumluluk, yardımlaşma ve emanete riayet gibi değerlerin desteklenmesi gerektiği kaydedildi.
Toplumsal kutuplaşmayı azaltacak bir dilin benimsenmesi ve farklı düşüncelere sahip insanların birbirlerini tehdit olarak değil, aynı toplumun eşit bireyleri olarak görebileceği bir sosyal ortamın oluşturulmasının önemine de dikkat çekildi.
Özeren, toplumsal güvenin yeniden inşasının yalnızca tek bir kurumun veya kesimin sorumluluğunda olmadığını, adalet, liyakat, aile, komşuluk, sosyal dayanışma ve ahlaki değerlerin birlikte güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.